Etiket arşivi: türkçe

İngilizce Türkçe Kısa Metinler

İngilizce Türkçe Kısa Metinler Okuma Parçaları

İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 1
Though there has always been a certain amount of concern about pollution since the start of the Industrial Revolution, this was largely an interest of relatively limited numbers of concerned people. But during the 1960s there was a great upsurge of anxiety which was reflected internationally by the calling of the Stockholm UN Conference. In response to the rising public pressures, action has been taken mainly in the industrial countries, even though sometimes reluctantly and with many warnings from industry and governments about the costs. However, in many areas there has been a gratifying improvement.

ÇEVİRİ PASAJI 1’İN TÜRKÇESİ
Sanayi devriminin başlangıcından beri kirliliğe dair her zaman belirgin miktar bir endişe olsa da, bu daha çok nispeten kısıtlı sayıdaki duyarlı insanların ilgisini çekiyordu. Ama 1960lar boyunca büyük bir endişe artışı oldu, ki bu endişe artışı BM Stokholm Konferansının yaptığı çağrıyla/bildiriyle uluslararası yansıma da buldu. Artan kamu baskısına karşılık, çoğunlukla sanayi ülkelerinde olmak üzere önlemler alındı (harekete geçildi), her ne kadar bazen gönülsüz bir şekilde ve sanayinin ve hükümetlerin maliyete ilişkin pek çok uyarıyla birlikte yapılmış olsa da. Yine de, pek çok alanda memnuniyet verici bir ilerleme oldu.
Çevirileri titizlikle yaparak not almış olduğunuz bilinmeyen kelimeleri, kelime defterinize geçiriniz…
ZAFER HOCA YDS ACADEMY ÖZEL ÇEVİRİ GRUBU
PASAJ ÇEVİRİLERİ MODÜLÜ 5 in 1
A+++
3
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 2
Computers should never have acquired the exalted status they now have. Fascinating and invaluable as they are, even the most advanced have less brain power than a three-year-old. They do, however, score on single-mindedness. The three-year-old uses his brain not only to think but also to do tasks like seeing, hearing and running about, which need incredibly rapid and sophisticated electro¬mechanical interactions – we too run on electricity. But the computer just sits there and sends spacecraft to the moon or re-organises the world banking system, which is very much easier. That’s why man’s dream of robot servants is still a long way off.
ÇEVİRİ PASAJI 2’NİN TÜRKÇESİ
Bilgisayarların şu an sahip oldukları yüce statüye asla sahip olmamalıları lazımdı. Ne kadar büyüleyici ve paha biçilme olsalar da, en ileri olanları bile üç yaşındaki bir çocuktan daha düşük bir beyin gücüne sahiptir. Ama onlar puanlarını (mecaz: yani itibarlarını) tek yönlü düşünmek suretiyle gerçekleştirirler. Üç yaşındaki bir çocuk beynini sadece düşünmek için değil, (ama) aynı zamanda görmek, işitmek ve koşuşturmak gibi işler için de kullanır, ki bunlar inanılmaz hız ve gelişmiş elektro-mekanik veri transferleri gerektirir: Biz de elektrikle çalışmaktayız. Oysa bilgisayar sadece orada oturur ve aya uzay aracı gönderir veya dünya bankacılık sisteminin yeniden düzenler, bunlarsa çok daha kolaydır. İşte bu yüzden insanoğlunun robot hizmetçi rüyası daha çok uzaklarda..
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 3
Many substances, whether man-made or natural, can cause harm to man or the environment. Some of these reach the environment in waste streams; however, emission limits and environmental quality standards can, in some instances, reduce the amounts released. But some other substances cannot be controlled in this way because they are released, not in industrial waste streams, but through the use or disposal of products which contain them. In many cases these substances pose little or no threat if the product containing them is used and disposed of properly. The right way to deal with them is usually through controls over their supply, use and disposal.
Çevirileri titizlikle yaparak not almış olduğunuz bilinmeyen kelimeleri, kelime defterinize geçiriniz…
ZAFER HOCA YDS ACADEMY ÖZEL ÇEVİRİ GRUBU
PASAJ ÇEVİRİLERİ MODÜLÜ 5 in 1
A+++
4
ÇEVİRİ PASAJI 3’NİN TÜRKÇESİ
Pek çok madde, ister insan yapımı olsun, ister doğal, insan ve çevreye zarar verebilir. Bunların bir kısmı çevreye atık su kanalları içinde ulaşır, ancak, bazı durumlarda, emisyon sınırlamaları ve çevre kalite standartları salınan miktarı azaltabilir. Ama diğer bazı maddeler bu şekilde kontrol edilemezler çünkü onlar (çevreye) sanayi atık kanalları içinde değil, kendilerini içeren ürünlerin kullanımı veya imhası vasıtasıyla salınırlar. Çoğu durumda bu maddeler eğer kendilerini içeren ürün düzgün bir şekilde kullanılır veya imha edilirse (çevreye) çok az verir veya hiç zarar vermezler. Bunların icabına bakmanın (en) doğru yolu, genellikle arz, kullanım veya imhası üzerinde denetlemeler yoluyladır.
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 4
There are twelve and a half acres of land for each man, woman, and child in the world today. However, only three and a half acres of this land can be cultivated. If the population of the world reaches six billion by the year 2000, there will be only one and a half acres for each person. Man just increases his production of food. One scientist has said that the world could support ten billion people if better agricultural methods were used everywhere. The supply of food can also be increased by the control of plant diseases, and by the irrigation of desert lands. By using these ways and others, man can feed himself and his fellow men.
ÇEVİRİ PASAJI 4’ÜN TÜRKÇESİ
Bugün dünyada her bir erkek, kadın ve çocuk için on iki buçuk dönümlük arazi vardır. Ancak bu arazinin sadece üç buçuk dönümü ekilip biçilebilmektedir. Dünya nüfusu 2000 yılı itibariyle altı milyara ulaşacak olursa, kişi başına sadece bir buçuk dönüm olacaktır.İşte insanoğlu yiyecek üretimini artırmaktadır. Bir bilim adamı eğer daha iyi zirai yöntemler her tarafta kullanılsa dünyanın on milyar insanı destekleyebileceğini söyledi. Yiyecek arzı bitki hastalıklarının kontrolü ve kurak / çöl arazilerin sulanması ile de artırılabilir. Bu ve diğer yöntemleri kullanmak suretiyle insanoğlu kendini ve etrafındakileri besleyebilir.
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 5
For nearly a decade now, the manufacturing of automobiles has been undergoing radical changes. The principle cause is the introduction of new production and management techniques, originally engineered by Toyota and subsequently applied by other Japanese car manufacturers. This is called “lean” production. It implies no less a revolution in the process of car manufacturing than the mass production Henry Ford introduced at the beginning of the century. In fact, lean production combines the advantages of craft and mass production. A vital feature of this production technique is that it achieves its highest efficiency, quality and flexibility when all activities – from design to assembly -occur in the same area.
Çevirileri titizlikle yaparak not almış olduğunuz bilinmeyen kelimeleri, kelime defterinize geçiriniz…
ZAFER HOCA YDS ACADEMY ÖZEL ÇEVİRİ GRUBU
PASAJ ÇEVİRİLERİ MODÜLÜ 5 in 1
A+++
5
ÇEVİRİ PASAJI 5’İN TÜRKÇESİ
Şu an itibariyle neredeyse 10 yıldır, otomobil üretimi ciddi değişiklikler geçirmektedir. Temel sebep, başlangıçta Toyota tarafından geliştirilen, daha sonraysa diğer Japon araba üreticilerince tatbik edilen yeni üretim ve işletme tekniklerinin ortaya çıkmasıdır. Buna “lean” üretim denir. Bu, araba üretim sürecinde, Henry Ford’un yüzyılın başında ortaya koyduğu toplu/seri üretimden daha aşağı kalır bir devrim değildir. Gerçekten de lean üretim el işçiliği/zanaatı ve seri üretimin üstün yönlerini biraya getirir. Bu üretim tekniğinin hayati bir özelliği onun en yüksek verim, kalite ve esnekliğe, dizayndan tutun da montaja kadar tüm aktiviteler aynı mekânda gerçekleştiğinde ulaşmasıdır.
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 6
When it was formed many million years ago the earth was a liquid. It is still cooling and many miles below the hard crust is still hot. However, in some places the heat is closer to the surface. These places are associated with volcanic activity or hot sulphur springs. By drilling deep into the earth’s crust we can reach rocks that are much warmer than those at the surface. Pumping water down into contact with these rocks and extracting the steam so produced is a source of energy that can be used to produce electricity. It is called geothermal energy.
ÇEVİRİ PASAJI 6’NIN TÜRKÇESİ
Milyonlarca yıl önce oluştuğunda, dünya bir sıvı idi. Hala soğuyor ve sert kabuğun millerce altı hala sıcak. Ancak bazı yerlerde sıcaklık yüzeye daha yakın. Bu yerlere genellikle volkanik aktivite veya sıcak kükürt ılıcaları eşlik etmekte. Dünya kabuğunun derinlerine sondaj yaparak yüzeydekinden çok daha sıcak olan kayaçlara erişebiliriz. Bu kayalara temas edecek şekilde suyu aşağı pompalamak ve böylece üretilmiş buharı çıkarmak elektrik üretiminde kullanılan bir enerji kaynağıdır. Buna jeotermal enerji denir.
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 7
When we turn to the problem of fishing, we see that through a UN Convention on the Law of the Sea, the world’s nations have indicated that they recognize the risks of over-fishing. Nations can now declare 200-mile exclusive economic zones and exclusive fishing zones and control the catch at a level that is sustainable. Developing nations seem to be beginning to benefit from the new fisheries regime which offers the promise of allowing them to manage fishing resources for optimum, that is long-term, benefits.
Çevirileri titizlikle yaparak not almış olduğunuz bilinmeyen kelimeleri, kelime defterinize geçiriniz…
ZAFER HOCA YDS ACADEMY ÖZEL ÇEVİRİ GRUBU
PASAJ ÇEVİRİLERİ MODÜLÜ 5 in 1
A+++
6
ÇEVİRİ PASAJI 7’NIN TÜRKÇESİ
Balıkçılık problemine döndüğümüzde, görüyoruz ki, BM deniz hukukuna dair toplu kararıyla, dünya devletleri/milletleri aşırı balık avcılığının tehlikelerini resmen tanıdıklarını göstermişlerdir. Devletler artık 200 millik özel ekonomik mıntıka veya özel balıkçılık mıntıkası tayin edebilmekte ve balık avcılığını sürdürülebilir bir seviyede tutabilmekteler. Gelişmekte olan ülkeler, balıkçılık kaynaklarını en iyi, yani, uzun vadede faydalı olacak şekilde işletme imkânı vaat eden bu yeni balıkçılık düzenlemesinden (hali hazırda) fayda sağlamaya başlamış görünüyorlar.
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 8
The exact number of people who died in the cyclone that struck Bangladesh last year will probably never be known. Winds reaching 145 miles per hour hammered the country’s low-lying south¬eastern coast for nine hours, at one point driving a wall of water roughly 20 feet high across the area – one of the most densely populated places in the world. It was the strongest storm ever recorded in the region. The official news agency reported that 125.000 victims had been confirmed dead, but it was believed that the toll was actually much higher.
ÇEVİRİ PASAJI 8’NIN TÜRKÇESİ
Geçen yıl Bangladeş’i vuran kasırgada ölen insanların gerçek sayısı muhtemelen asla bilinmeyecek. Saatte 145 mile ulaşan rüzgarlar, ülkenin alçakta uzanan güney doğu sahilini, tek bir noktada bölgeye doğru 20 fit yüksekliğinde bir su duvarını sürükleyerek, dokuz saat boyunca (çekiçle döver gibi) dövdü: Bölge dünyanın en kalabalık yerlerinden biriydi. Bu o ana kadar bölgede kaydedilmiş en şiddetli fırtına idi. Resmi haber ajansı 120.000 kurbanın ölümünün teyit edildiğini rapor etti, ama gerçek ölü sayısının çok daha yüksek olduğuna inanılıyor.
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 9
Computers can store vast amounts of information in a very small space and are used by the banks to keep accounts, print out statements and control transactions. They are also used by the police to keep personal records, fingerprints and other details. In the rapidly developing field of robotics, computers are now being used to control manual operations done by mechanics. These, too, are taking over work, previously done by people in the manufacture of cars, in weaving and in other industries. Computers play an important role in controlling artificial satellites, decoding information and communications generally. They are used to predict the weather with increasing accuracy
Çevirileri titizlikle yaparak not almış olduğunuz bilinmeyen kelimeleri, kelime defterinize geçiriniz…
ZAFER HOCA YDS ACADEMY ÖZEL ÇEVİRİ GRUBU
PASAJ ÇEVİRİLERİ MODÜLÜ 5 in 1
A+++
7
ÇEVİRİ PASAJI 9’UN TÜRKÇESİ
Bilgisayarlar muazzam miktarda bilgiyi çok küçük bir yerde depo edebilirler ve bankalar tarafından hesapları tutmak, dekontları/belgeleri basmak ve işlemleri kontrol etmek için kullanılırlar. Aynı zamanda polislerce kişisel kayıtları, parmak izlerini ve diğer ayrıntıları tutmak için kullanılırlar. Hızla gelişen robot ilmi alanında, bilgisayarlar artık operatörlerce yapılan manüel işlemleri kontrol etmek için kullanılıyorlar. Bunlar önceden araba üretiminde, dokumada ve diğer endüstrilerde insanlarca yapılan işleri de üstlenmekteler. Bilgisayarlar yapay uyduların kontrolünde, bilginin deşifre edilmesinde ve genel olarak iletişimde önemli rol oynamaktadır. Gittikçe daha tutarlı bir şekilde havayı tahmin etmede kullanılmaktadırlar.
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 10
Elephants have to keep in touch across large distances. Even when they are out of hearing range of one another, in forests or the great plains of East Africa, they are often spotted moving in the same direction. Sometimes they seem to stand still in their tracks and move their feet up and down, which leads some scientists to believe they have sensitive cells in their feet. Such cells would enable them to pick up low frequency vibrations from the ground, waves that travel distances of up to 16 km.
ÇEVİRİ PASAJI 10’UN TÜRKÇESİ
Filler geniş mesafeler boyunca iletişimi sürdürmek zorundalar. Doğu Afrika’nın ormanlarında veya geniş düzlüklerinde birbirlerini işitemeyecekleri bir mesafede olduklarında bile, sık sık aynı doğrultuda ilerledikleri fark edilir. Bazen patikaları üzerinde durup, ayaklarını bir aşağı bir yukarı hareket ettirdikleri görülür, bu da bazı bilim adamlarının fillerin ayaklarında hassas hücreler olduğuna inanmalarına yol açmaktadır. Böylesi hücreler onların, yerdeki düşük frekanstaki titreşimleri, yani 16 km’ya kadar gidebilen ses dalgalarını toplamalarına imkan veriyordur.
Çevirileri titizlikle yaparak not almış olduğunuz bilinmeyen kelimeleri, kelime defterinize geçiriniz…
ZAFER HOCA YDS ACADEMY ÖZEL ÇEVİRİ GRUBU
PASAJ ÇEVİRİLERİ MODÜLÜ 5 in 1
A+++
8
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 11
Explaining science seems to come naturally to Charlotte, who is a young BBC presenter. She is rapidly becoming quite a star because her passion for wildlife shows vividly on TV. And she’s every bit as enthusiastic in person. I caught up with her in Bristol, where she works for the BBC’s Wildlife Unit. She talked about her latest project over tea and biscuits, speaking softly when reflecting on her answers and at times appearing astonished at the animals’ amazing behaviour which she confronted on her travels. She clearly enjoyed her latest project, “Talking With Animals”, which investigates the extremely different ways in which animals communicate with each other
ÇEVİRİ PASAJI 11’İN TÜRKÇESİ
Bilimi açıklamak genç bir BBC sunucusu olan Charlotte’a doğal geliyor gibi görünüyor. Charlotte, vahşi yaşama olan tutkusu televizyonda açıkça göründüğünden, hızla tam bir star haline geliyor. Ve kişilikçe de aynı şekilde tutkulu birisi. Nihayet onu BBC Vahşi Yaşam birimi için çalıştığı Bristol’de yakaladım. Çay ve bisküvi molasında son projesinden bahsetti, cevaplarını dillendirirken yumuşak konuşuyor ve zaman zamansa seyahatlerinde karşılaştığı hayvanların harikulade davranışlarına şaşırmış görünüyordu. Açıkça belli ki, hayvanların birbirleriyle iletişim kurduğu son derece farklı yöntemleri araştıran “Hayvanlarla Konuşmak” adlı son projesinden keyif almaktaydı/memnundu
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 12
Computers can store vast amounts of information in a very small space and are used by the banks to keep accounts, print out statements and control transactions. They are also used by the police to keep personal records, fingerprints and other details. In the rapidly developing field of robotics, computers are now being used to control manual operations done by mechanics. These, too, are taking over work, previously done by people in the manufacture of cars, in weaving and in other industries. Computers play an important role in controlling artificial satellites, decoding information and communications generally. They are used to predict the weather with increasing accuracy
Çevirileri titizlikle yaparak not almış olduğunuz bilinmeyen kelimeleri, kelime defterinize geçiriniz…
ZAFER HOCA YDS ACADEMY ÖZEL ÇEVİRİ GRUBU
PASAJ ÇEVİRİLERİ MODÜLÜ 5 in 1
A+++
9
ÇEVİRİ PASAJI 12’NİN TÜRKÇESİ
Bilgisayarlar muazzam miktarda bilgiyi çok küçük bir yerde depo edebilirler ve bankalar tarafından hesapları tutmak, dekontları/belgeleri basmak ve işlemleri kontrol etmek için kullanılırlar. Aynı zamanda polislerce kişisel kayıtları, parmak izlerini ve diğer ayrıntıları tutmak için kullanılırlar. Hızla gelişen robot ilmi alanında, bilgisayarlar artık operatörlerce yapılan manüel işlemleri kontrol etmek için kullanılıyorlar. Bunlar önceden araba üretiminde, dokumada ve diğer endüstrilerde insanlarca yapılan işleri de üstlenmekteler. Bilgisayarlar yapay uyduların kontrolünde, bilginin deşifre edilmesinde ve genel olarak iletişimde önemli rol oynamaktadır. Gittikçe daha tutarlı bir şekilde havayı tahmin etmede kullanılmaktadırlar.
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 13
Scientists have discovered that sunspots, that is, explosions on the sun’s surface, may cause certain species of whales to become trapped in the shallow waters of the North Sea. The radiation from sunspots may interfere with the Earth’s magnetic field, which the whales might be using to help them find their way in the oceans. Scientists think that this interference may confuse the whales so that, during their yearly migration from the Azores, they mistakenly go into the North Sea instead of the deeper waters of the Norwegian Sea, their traditional territory.
ÇEVİRİ PASAJI 13’ÜN TÜRKÇESİ
Bilim adamları güneş üzerindeki lekelerin, yani, güneş patlamalarının, bazı balina türlerinin Kuzey Deniz’inin sığ sularında sıkışıp kalmalarına yol açıyor olabileceğini keşfettiler. Güneş patlamalarından yayılan radyasyon, balinaların okyanuslarda yollarını bulmak için kullanıyor olduğu dünyanın manyetik alanını bozuyor olabilir. Bilim adamları şöyle düşünüyor: Bu bozulma/bu parazitler balinaların kafasını muhtemelen o kadar karıştırıyor ki, Azor’dan yaptıkları yıllık göçleri esnasında balinalar geleneksel bölgeleri olan Norveç Denizinin daha derin suları yerine, yanlışlıkla Kuzey Denizine gidiyorlar.
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 14
Since early times it has been assumed that the actions of animals are unconscious. Behaviour, in this view, stems almost exclusively from instinct. If animals behave in ways that seem pretty clever, they do so without thinking about it. Animals may know things, the argument goes, but they don’t know that they know. Or do they know? Recent research reports suggest a startling depth of intelligence among animals. Although no one can yet ‘prove’ the existence of animal consciousness, the data offered make a compelling case for at least considering it.
Çevirileri titizlikle yaparak not almış olduğunuz bilinmeyen kelimeleri, kelime defterinize geçiriniz…
ZAFER HOCA YDS ACADEMY ÖZEL ÇEVİRİ GRUBU
PASAJ ÇEVİRİLERİ MODÜLÜ 5 in 1
A+++
10
ÇEVİRİ PASAJI 14’ÜN TÜRKÇESİ
İlk çağlardan beri hayvanların eylemlerinin bilinçsiz olduğuna inanılır.Davranış, bu bakış açısına göre, neredeyse tamamen içgüdüden kaynaklanmaktadır. Eğer hayvanlar oldukça akıllı gözüken bir şekilde davranmışlarsa, bunu düşünmeksizin yapıyorlardır. “Hayvanlar bir şeyler bilebilir” diye devam ediyor bu sav, “ama bildiklerinin bilmezler.” Yoksa/Ya da biliyorlar mı? Son zamanlarda yapılan araştırma raporları hayvanlarda şaşırtıcı derinlikte bir zekâ (olduğunu) ileri sürmektedir. Henüz hiç kimse hayvan bilincinin varlığını “ispatlayamamış” olsa da, sunulan veriler en azından konunun düşünülmesi için karşı konulamaz/ikna edici bir dava oluşturmaktadır.
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 15
On the third day of the new year newspapers began to report that strange things were starting to happen in the heavens, and everyone grew excited. ‘A Planetary Collision’, one London paper headed the news, and proclaimed that a strange new planet would probably collide with Neptune. The leader writers of various other newspapers enlarged upon the topic. As a result, in most of the capitals of the world, on January 3rd, there was an expectation, however vague, of some approaching phenomenon in the sky; and as the night followed the sunset round the globe, thousands of people turned their eyes skyward to see, contrary to what they had expected, nothing more exciting than the old familiar stars just as they had always been.
ÇEVİRİ PASAJI 15’İN TÜRKÇESİ
Yeni yılın üçüncü gününde, gazeteler gökyüzünde tuhaf şeylerin olmaya başladığını rapor etmeye başladı ve herkes heyecanlandı. “Bir gezegen çarpışması” diyerek bir Londra Gazetesi haberlere öncülük etmiş ve yabancı yeni bir gezegenin muhtemelen Neptün ile çarpışacağını ilan etmişti. Çeşitli diğer gazetelerin öncü yazarları konuyu genişletti. Sonuç olarak, 3 Ocak’ta dünya başkentlerinin çoğunda, her ne kadar muğlak da olsa, gökyüzünde yaklaşan bir vakaya dair bir beklenti oluştu; ve dünyanın her yerinde gece gün batımını takip ettikçe, binlerce insan gözlerini gökyüzüne çevirdi ve, beklentilerinin aksine, her zaman gördükleri biçimde eski bilindik yıldızlardan daha heyecan veren hiç bir şey görmedi.
Çevirileri titizlikle yaparak not almış olduğunuz bilinmeyen kelimeleri, kelime defterinize geçiriniz…
ZAFER HOCA YDS ACADEMY ÖZEL ÇEVİRİ GRUBU
PASAJ ÇEVİRİLERİ MODÜLÜ 5 in 1
A+++
11
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 16
Though forests are being consumed at great speed in developing countries for agricultural purposes, there is another side to the picture. Agricultural projects can include components that explicitly conserve natural forest or reforest lands where the trees have been cut down, and thus enhance agricultural production in a very cost-effective manner. A case in point is a World Bank-assisted irrigation project in Indonesia. To prevent deforestation of the watershed above the Dumoga Sulawesi irrigation works, the Dumoga National Park was established on 2,700 square kilometres. The cost was less than 1 per cent of the total project costs, and went mainly to establish and demarcate park boundaries, develop a management plan, hire personnel, and provide the necessary infrastructure and equipment. This relatively small investment protects sedimentation and maintenance costs, and water necessary for optimal nice production. The park also preserves much of the rich flora and fauna that are unique to the island of Sulawesi.
ÇEVİRİ PASAJI 16’NIN TÜRKÇESİ
Ormanlar, zirai amaçlar için gelişmekte olan ülkelerde büyük bir hızda tüketilse de, bir de olayın diğer yönü var. Tarım projeleri, doğal ormanları açıkça koruyan veya ağaçların kesilmiş olduğu arazileri yeniden ağaçlandıran unsurları ihtiva edebilir, ve böylece zirai üretimi uygun maliyetli bir şekilde geliştirebilir. Uygun bir örnek Endonezya’da Dünya Bankası destekli bir sulama projesidir. Dumoga Sulawesi sulama tesislerinin üstündeki havzanın ormansızlaşmasını engellemek için, 2700 kilometrekarelik bir alan üzerinde Dumoga Milli Parkı kuruldu. Maliyet toplam proje maliyetlerinin yüzde birinden daha azdı ve bu da çoğunlukla park sınırlarını tesis ve işaretlenmesine, bir yönetim planı geliştirmeye, personel tutmaya ve gerekli altyapı ve ekipmanı temşn etmeye gitti. Bu nispeten küçük yatırım çökelti ve bakım maliyetlerinden korumakta ve optimal iyi üretim için gereken suyu muhafaza etmektedir. Park aynı zamanda Sulawesi adasına has olan zengin bitki örtüsü (flora) ve hayvan topluluğunun (fauna) da çoğunu korumaktadır.
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 17
Volcanic activity and erosion by wind and water have combined to create, over many thousands of years, a considerable number of extraordinary natural monuments in Turkey. Most famous of all their strange and startling creations are undoubtedly the rock pillars of Cappadocia and the great white travertines of Pamukkale. But Turkey has other enchanting natural formations which fascinate travellers as much as they do geologists. One such is to be seen on the Island of Orak off Foça on the Aegean coast.
Çevirileri titizlikle yaparak not almış olduğunuz bilinmeyen kelimeleri, kelime defterinize geçiriniz…
ZAFER HOCA YDS ACADEMY ÖZEL ÇEVİRİ GRUBU
PASAJ ÇEVİRİLERİ MODÜLÜ 5 in 1
A+++
12
The rocks here are named after the Sirens mentioned in Homer’s Odyssey, and were home to Mediterranean seals until recent years. At Karapınar in central Turkey, the eight-kilometre-long Lake Meke is another of nature’s masterpieces. This is a volcanic lake which has formed in a main crater containing smaller volcano vents. Islands like red humps rising from the greenish water are the work of these now extinct secondary volcanoes. Then there is Yazılıkaya, in the province of Eskişehir, which has carved inscriptions in the still undeciphered Phrygian language. It is famed for its great rocks bearing carved Phrygian reliefs and the monument of King Midas.
ÇEVİRİ PASAJI 17’NİN TÜRKÇESİ
Volkanik hareketler ile rüzgar ve suyun oluşturduğu erozyon bir araya gelip binlerce yıl boyunca Türkiye’de ciddi miktarda sıradışı doğal abide yaratmıştır. Onların tuhaf ve şaşırtıcı eserlerinin en meşhurları şüphesiz Kapadokya’daki peri bacaları ve Pamukkale’nin büyük beyaz travertenleridir. Ama Türkiye’nin Jeologları olduğu kadar yolcuları/gezginleri da etkileyen diğer büyüleyici doğal oluşumları da var. Böyle bir tanesi Ege kıyısında Foça açıklarındaki Orak adasında görülebilir. Buradaki kayalara Homeros’un Odessa Destanında bahsedilen su perilerinin adları verilmiştir, ve (burası) yakın zamana kadar Akdeniz foklarına ev sahipliği yapmaktaydı. İç Anadolu’daki Karapınar’da, sekiz kilometre uzunluğundaki Meke Gölü de doğanın bir başka şaheseridir. Bu, daha küçük volkan bacalarını içeren bir ana krater içinde oluşmuştur. Yeşilimsi sudan yükselen kırmızı deve hörgüçlerini andıran adalar, şimdi sönmüş olan bu ikincil yanardağların eseridir. Bir de Eskişehir ilindeki Yazılıkaya var, ki burası hala çözülmemiş olan Frigya dilinde yazıtlara sahiptir. Yazılıkaya Frigya lisanında kazınmış rölyefleri taşıyan büyük kayaları ve Kral Midas abidesi ile meşhurdur.
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 18
A large amount of natural resources is not sufficient to guarantee economic growth. A number of less-developed countries are fantastically rich in natural resources. However, they have not been overly successful in exploiting these resources. Natural resources must be converted to useful forms. For example, in the United States the Indians had many natural resources available to them, but they were unable to increase their standard of living or experience economic growth. People must devise the methods to convert natural resources into usable forms. Countries with similar natural resources vary in their ability to do this. In short, abundant natural resources are not sufficient in themselves. People are necessary to develop resources into useful things. Less-developed nations require this type of human resource before they are able to exploit the natural resources they possess.
Çevirileri titizlikle yaparak not almış olduğunuz bilinmeyen kelimeleri, kelime defterinize geçiriniz…
ZAFER HOCA YDS ACADEMY ÖZEL ÇEVİRİ GRUBU
PASAJ ÇEVİRİLERİ MODÜLÜ 5 in 1
A+++
13
ÇEVİRİ PASAJI 18’İN TÜRKÇESİ
Bol miktarda doğal kaynak ekonomik büyümeyi garanti etmeye yetmez. Bir sürü az gelişmiş ülke, doğal kaynaklarca son derece zengindir. Yine de bu kaynakları kullanmada çok başarılı olmamışlardır. Doğal kaynakların faydalı formlara dönüştürülmesi gerekmektedir. Örneğin, Amerika Birleşik Devletlerindeki Kızılderililer elleri altında pek çok doğal kaynağa sahiplerdi, ama yaşam standartlarını artıramadılar ve ekonomik kalkınma yaşayamadılar. İnsanlar doğal kaynakları faydalı formlara dönüştürecek yöntemler bulmalıdırlar. Benzer doğal kaynaklara sahip ülkeler, bunu yapma kabiliyetleri bakımından farklılık gösterirler. Kısaca, zengin doğal kaynaklar tek başlarına yetmezler: Kaynakları faydalı şeylere dönüştürmek için insanlara ihtiyaç vardır. Az gelişmiş topluluklar sahip oldukları doğal kaynaklardan istifade edebilmek için bu tip insan kaynağına muhtaçtırlar
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 19
More than ever before, people are now learning about nutrition as they watch television, read newspapers, turn the pages of magazines, talk with friends, and search the Internet. They want to know how best to take care of themselves. In some cases, they are seeking miracles: tricks to help them lose weight, foods to forestall aging and supplements to build muscles. People’s heightened interest in nutrition and health translates into billions of dollars spent on services and products sold by both genuine and fraudulent businesses. While consumers who obtain genuine products can improve their health, those who are deceived by clever advertising may lose their health, their savings or both. Ironically, such deception in nutritional matters prevents people from attaining the health they seek by giving them false hope and delaying the implementation of effective strategies
ÇEVİRİ PASAJI 19’UN TÜRKÇESİ
Televizyon seyrettikçe, gazeteleri okudukça, dergi sayfalarını karıştırdıkça , arkadaşlarıyla konuşup internette araştırma yaptıkça, insanlar beslenme hakkında eskiye kıyasla çok daha fazla şey öğreniyorlar. Kendilerine en iyi nasıl bakacaklarını öğrenmek istiyorlar. Bazı durumlarda, mucize peşinde koşuyorlar: kilo kaybetmelerine yardımcı olacak püf noktaları, yaşlanmayı engelleyici yiyecekler ve kas yapacak ek gıdalar (gibi). İnsanların beslenmeye ve sağlığa artan ilgisi hem gerçek hem de dolandırıcı iş dünyasının sattığı servis ve ürünlere harcanan milyarlarca dolara dönüşüyor. Gerçek ürünlere ulaşan müşteriler sağlıklarını geliştirirken, kurnaz reklamlarla kandırılanlar sağlıklarını, birikimlerini veya her ikisini birden yitirebiliyorlar. İşin tuhafı, beslenme konusundaki bu tür dolandırıcılıklar insanlara sahte umutlar vererek ve etkin stratejileri uygulamalarını geciktirerek aradıkları sağlığa kavuşmalarını engelliyor.
Çevirileri titizlikle yaparak not almış olduğunuz bilinmeyen kelimeleri, kelime defterinize geçiriniz…
ZAFER HOCA YDS ACADEMY ÖZEL ÇEVİRİ GRUBU
PASAJ ÇEVİRİLERİ MODÜLÜ 5 in 1
A+++
14
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 20
People may be overweight, not because they eat too much, but because they spend too little energy. More than one – third of the overweight population report no physical activity at all during their leisure time. Some overweight people are so extraordinarily inactive that even when they eat less than thin people, they still have an energy surplus. Reducing their food intake further would be a threat to their health. Physical activity, then, is a necessary component of nutritional health. People must be physically active if they are to eat enough food to deliver all the nutrients they need without unhealthy weight gain. One hundred years ago, 30 per cent of the energy used in farm and factory work came from muscle power; today only 1 per cent does. Modern technology, resulting in such things as computers and washing – machines, has replaced physical activity at home, at work, and in transportation. Underactivity is probably the single most important contributor to overweight. And in most cases, television watching makes the biggest contribution to physical inactivity.
ÇEVİRİ PASAJI 20’NİN TÜRKÇESİ
İnsanlar, çok yedikleri için değil, çok az enerji harcadıkları için kilolu olabilirler. Kilolu nüfusun üçte birinden daha fazlası boş vakitleri boyunca hiç bir fiziksel aktivite yapmadıklarını belirtiyorlar. Bazı kilolu insanlar öylesine hareketsiz ki zayıf insanlardan daha az yediklerinde bile enerji fazlalıkları oluyor. Yiyecek alımlarını daha da azaltmak, (bu insanların) sağlıkları için bir tehdit olacaktır. O zaman fiziksel hareketlilik sağlıklı beslenmenin gerekli bir unsurudur. İnsanlar kilo kazanmadan ihtiyaçları olan tüm besinleri sağlayacak yeterlilikte yemek yemek istiyorlarsa, fiziksel olarak hareketli olmalıdırlar. Yüz yıl önce, çiftlik ve fabrikalarda kulanılan enerjinin yüzde 30’u kas gücünden geliyordu; bugün bu orada sadece yüzde 1. Bilgisayar ve bulaşık makinesi gibi şeylere yol açan günümüz teknolojisi ev, işyeri ve ulaşımda fiziksel hareketin yerini aldı. Hareketsizlik muhtemelen aşırı kilodaki en büyük tek etken. Ve çoğu durumda, televizyon seyretmek fiziksel hareketsizliğe en büyük gerekçeyi teşkil etmektedir.
Çevirileri titizlikle yaparak not almış olduğunuz bilinmeyen kelimeleri, kelime defterinize geçiriniz…
ZAFER HOCA YDS ACADEMY ÖZEL ÇEVİRİ GRUBU
PASAJ ÇEVİRİLERİ MODÜLÜ 5 in 1
A+++
15
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 21
Unlike 20th-century technologies like nuclear weapons, which were self-limiting because they depended on rare and expensive materials, new technologies such as genetic engineering, nanotechnology and robotics are easily within the reach of individuals or small groups. With each of these new technologies, a sequence of small, harmless advances leads to an accumulation of great power, and at the same time, great danger. Individuals with knowledge of the technologies could use them to cause great damage to the human race or to the earth. Nanotechnology, for example, could create viruses that reproduce uncontrollably and cover the planet. Intelligent robots could make copies of themselves and eventually control our civilization. Accordingly, with new technology comes the new responsibility to use it to help, rather than harm, the human race and the planet.
ÇEVİRİ PASAJI 21’İN TÜRKÇESİ
Az bulunur ve pahalı materyallere bağımlı oldukları için kendi kendini sınırlayan nükleer silahlar gibi 20. Yüzyıl teknolojilerinden farklı olarak, genetik mühendisliği, nano teknoloji ve robot bilimi gibi yeni teknolojiler bireylerin veya küçük grupların kolaylıkla erişimleri dahilindedir. Bu yeni teknolojilerin her biriyle birlikte, bir dizi küçük (ve) zararsız gelişme, büyük bir gücün ve aynı zamanda, büyük bir tehlikenin birikmesine yol açar. Bu teknoloji bilgisine sahip olan insanlar, onu insan ırkına veya dünyaya büyük zarar vermek için kullanabilirler. Örneğin nano teknoloji kontrolsüz bir şekilde çoğalan ve gezegeni kaplayan virüsler yaratabilir. Akıllı robotlar kendi kopyalarını yapabilir ve sonunda medeniyetimizi ele geçirebilirler. Dolayısıyla, yeni teknolojiyle birlikte onu insan ırkına ve gezegene zarar vermekten ziyade yardımcı olmak için kullanmak (gibi bir) sorumluluk da gelir.
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 22
For thousands of years the wild orangutan lived in rich tropical forests. The species has no natural enemy, but in the last three decades it has been driven to extinction. The main causes for this are miners, peasants and illegal loggers who have destroyed the orangutan’s habitat on the Indonesian islands of Sumatra and Borneo. More than half of these lowland forests were cut down during President Suharto’s autocratic reign, but the change to democracy in Indonesia in the late 1990s did nothing to stop the forest clearing. In addition, illegal hunters have killed more than 1,000 orangutan mothers per year, stealing their babies to sell on the black market. Because orangutans breed slowly, they could not reproduce quickly enough to counter these threats to their existence and so they died out.
Çevirileri titizlikle yaparak not almış olduğunuz bilinmeyen kelimeleri, kelime defterinize geçiriniz…
ZAFER HOCA YDS ACADEMY ÖZEL ÇEVİRİ GRUBU
PASAJ ÇEVİRİLERİ MODÜLÜ 5 in 1
A+++
16
ÇEVİRİ PASAJI 22’NİN TÜRKÇESİ
Vahşi orangutan binlerce yıl boyunca zengin tropik ormanlarda yaşadı. Türün hiçbir tabii düşmanı yoktur ama son 30 yıldır hızla nesli tükenmekte. Bunun ana sebepleri orangutanın Endonezya’nın Sumatra ve Borneo adalarındaki yaşam alanının madenciler, köylüler ve kaçak ormancılarca tahrip edilmesidir. Bu alçak ovaların yarısından fazlası Başkan Suharto’nun despot iktidarı boyunca kesilmişti, ama 1990ların sonunda Endonezya’da demokrasiye geçiş (de) orman katliamını durduracak hiçbir şey yapmadı. Üstelik, kaçak avcılar her yıl 1000’den fazla orangutan annesini öldürmekte ve karaborsada satmak için bebeklerini çalmaktalar. Orangutanlar yavaş üredikleri için, varlıklarına yönelik bu tehditlere karşı koyabilecek hızda çoğalamadılar ve bu yüzden yok olup gittiler.
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 23
Producing food costs the earth dearly. First of all, to grow food, we clear land, which always incurs losses of native ecosystems and wildlife. Then we plant crops or graze animals on the land. The soil loses nutrients as each crop is taken from it, so fertilizer is applied. Some fertilizer runs off, polluting the waterways. Some plowed soil runs off, which clouds the waterways and interferes with the growth of aquatic plants and animals. To protect crops against weeds and pests, we apply herbicides and pesticides. These chemicals also pollute the water and, wherever the wind carries them, the air. Most herbicides and pesticides kill not only weeds and pests, but also native insects, and animals that eat those plants and insects.
ÇEVİRİ PASAJI 23’ÜN TÜRKÇESİ
Yiyecek yetiştirmek toprağa çok pahalıya mal olmaktadır. İlk olarak, yiyecek yetiştirmek için tarla açarız, ki bu da her zaman yerel ekosistem ve yaban hayatında kayıplara yol açar. Daha sonra bu arazide bitki yetiştirir veya hayvan otlatırız. Her ekin kendinden alındığında, toprak besin maddelerini yitirir, dolayısıyla gübre tatbik edilir. Bazı gübreler taşar/akıp gider ve akarsuları kirletir. Bir kısım sürülmüş toprak da süzülüp gider, bu ise akarsuları bulanıklaştırır ve su bitki ve hayvanlarının büyümesini engeller. Ayrık otu ve zararlılara karşı ekinleri korumak için ot ilacı ve zararlı ilacı tatbik ederiz. Bu kimyasal maddeler de suyu ve, rüzgar her nereye taşırsa, oradaki havayı kirletir. Çoğu ot ilacı ve zararlı ilacı sadece ayrık otunu ve zararlıları öldürmekle kalmaz, aynı zamanda o bitki ve böcekleri yiyen yerel böcekleri ve hayvanları da öldürür.
Çevirileri titizlikle yaparak not almış olduğunuz bilinmeyen kelimeleri, kelime defterinize geçiriniz…
ZAFER HOCA YDS ACADEMY ÖZEL ÇEVİRİ GRUBU
PASAJ ÇEVİRİLERİ MODÜLÜ 5 in 1
A+++
17
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 24
In recent years, scientists have come to an agreement that the Earth is warming mostly due to the emission of carbon dioxide from electrical power plants that burn coal, oil and natural gas. Discussions of alternatives to these fossil fuels generally include windmills, photovoltaics (panels which convert sunlight to electricity) and even hydrogen fuel. Although these technologies hold a great deal of promise for the long term, none of them provides an immediate solution to the problem of global warming. Even if these new technologies fulfill their potential at some time in the future, it is unclear whether they will meet the world’s energy needs. For this reason, nuclear power still remains the only really attractive alternative to fossil fuels.
ÇEVİRİ PASAJI 24’ÜN TÜRKÇESİ
Son yıllarda bilim adamları şu konuda hemfikir oldu: Dünya daha çok kömür, petrol ve doğal gaz yakan elektrik güç santrallerinden yayılan karbondioksit salımı yüzünden ısınıyor.Bu fosil yakıtlara alternatifler genellikle yel-değirmenlerini, fotovoltaikleri (yani güneş ışığını elektriğe çeviren panelleri) ve hatta hidrojen yakıtını içermekte. Her ne kadar bu teknolojiler uzun vadede büyük umutlar vaat etse de, hiç biri küresel ısınmaya acil bir çözüm sağlamıyor. Bu yeni teknolojiler gelecekte herhangi bir zamanda potansiyellerini yerine getirseler bile, dünyanın enerji ihtiyaçlarını karşılayıp karşılamayacakları açık değil. Bundan dolayı, nükleer enerji fosil yakıtların hala tek gerçek cazip alternatifi olmaya devam ediyor.
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 25
Britain emerged from her industrial revolution as the foremost industrial power in the world. Thanks to her coal mines, her steel industry and the vision and skill of her inventors, she developed the first and best machine industry in the world. Steel, the most essential raw material for all machine-engineering, was the very foundation of her industrial power and was recognized and regarded as such.
ÇEVİRİ PASAJI 25’İN TÜRKÇESİ
Britanya kendi sanayi devriminden en önde gelen sanayi gücü olarak (ortaya) çıktı. Kömür madeni, çelik sanayisi ve mucitlerinin hayal gücü ve yetenekleri sayesinde, dünyadaki ilk ve en iyi makine sanayisini gerçekleştirdi. Tüm makine mühendisliği için en hayati hammadde olan çelik, onun sanayi gücünün en temeli idi ve böyle de kabul ve saygı gördü.
Çevirileri titizlikle yaparak not almış olduğunuz bilinmeyen kelimeleri, kelime defterinize geçiriniz…
ZAFER HOCA YDS ACADEMY ÖZEL ÇEVİRİ GRUBU
PASAJ ÇEVİRİLERİ MODÜLÜ 5 in 1
A+++
18
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 26
Weather science is called meteorology. Historically, in the past, no such science existed. Besides, most people then felt that there was no need for it. They believed it had all been explained by Aristotle, the ancient Greek philosopher. For them, the teachings and writings of Aristotle had explained everything concerning the weather and there was no need for further explanation. However, some 100 years ago, people who wanted to learn more regarding the weather could not learn it in a university. But today, many people study the weather in universities throughout the world. The main laws have been established although there is still a lot we have to learn about meteorology.
ÇEVİRİ PASAJI 26’NIN TÜRKÇESİ
Hava ilmine meteoroloji denir. Tarihi olarak geçmişte böyle bir bilim dalı mevcut değildi. Üstelik, çoğu insan o zaman buna ihtiyaç olmadığını da düşünüyordu. Onlar havanın tamamen antik yunan filozofu Aristo tarafından açıklanmış olduğuna inanıyorlardı. Onlara göre, Aristo’nun öğreti ve eserleri havaya dair her şeyi açıklamıştı ve daha fazla açıklamaya gerek yoktu. Ancak yaklaşık 100 yıl önce, havaya dair daha fazla bir şeyler öğrenmek isteyen insanlar bunu üniversite de öğrenemezlerdi. Fakat bugün, pek çok insan dünyanın her yerindeki üniversitelerde meteoroloji okumaktalar. Her ne kadar meteoroloji hakkında öğrenmemiz gereken daha çok şey varsa da, ana ilkeler ortaya konulmuştur / ispatlanmıştır.
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 27
The Channel Islands fox is one of America’s most photogenic creatures – and one of its most endangered. As recently as 1994, scientists estimated that more than 1,500 of the tiny foxes lived on Santa Cruz Island, the biggest in the island chain which lies off the coast of Los Angeles. Today, however, only about 80 remain in the wild there. Island mammals, because of they’re cut off from other environments, are particularly sensitive to disruptions in the balance of predators and prey, and it was a series of unrelated events on the northern Channel Islands that caused the present crisis. Scientists discovered in the mid-1990s that most of the foxes on the islands were being killed by golden eagles, which had previously been kept away by the presence of bald eagles, which feed mainly on fish and seal carcasses. But the bald eagle began to disappear in the 1950s, the victim of unintended poisoning by a nearby chemical factory. The factory had dumped pesticides into the Los Angeles sewer system, which empties into the ocean. The waste contaminated the marine wildlife which the bald eagles fed on, thus contaminating the bald eagles as well, and by 1960, bald eagles had vanished from the islands. The bald eagles’ disappearance left an opening for the golden eagles, and by the mid-1990s golden eagles had become the main predator of the Channel Islands fox.
Çevirileri titizlikle yaparak not almış olduğunuz bilinmeyen kelimeleri, kelime defterinize geçiriniz…
ZAFER HOCA YDS ACADEMY ÖZEL ÇEVİRİ GRUBU
PASAJ ÇEVİRİLERİ MODÜLÜ 5 in 1
A+++
19
ÇEVİRİ PASAJI 27’NİN TÜRKÇESİ
Kanal Adaları tilkisi Amerika’nın en fotojenik yaratıklarından biridir – ve en çok yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olanlardan da biridir. Daha 1994 yılında bilim adamları Los Angeles sahili açıklarında uzanan takımadalardan en büyüğü olan Santa Cruz Adasında en az 1500 adet mini tilkinin yaşadığını hesaplamışlardı. Ama bugün orada yaban hayatında ancak 80 kadarı geriye kalmıştır. Ada memelileri, diğer ortamlardan bağları kopuk olduğundan, av ve avcı dengesindeki bozulmalara karşı özellikle hassastırlar, ve mevcut krize yol açan şey kuzey kanal adalarında birbiriyle bağlantısı olmayan bir dizi olaydı. Bilim adamları 1990’ların ortalarında ada tilkilerini çoğunun altın kartallarca öldürüldüğünü keşfettiler; bu kartallar daha önce, çoğunlukla balık ve fok leşiyle besleniyor olan kel kartalların varlığı sayesinde (adadan) uzakta tutulmaktaydı. Ama kel kartal komşu bir kimya fabrikasının kasıtlı olmayan zehirlemesinin bir kurbanı olarak 1950’lerde ortadan kaybolmaya başladı. Fabrika haşere-ilaçlarını okyanuslara dökülen Los Angeles kanalizasyon sistemine boşaltmıştı. Atık, kel kartalların beslendiği deniz yaban hayatına mikrop bulaştırmış, böylece kel kartallarını da hasta etmişti, ve 1960 itibariyle kel kartallar adadan (tamamen) yok olmuşlardı. Kel kartalların ortadan kalkması altın kartallar için bir açıklık bırakmış, ve 1990’ların ortalarına gelindiğinde altın kartallar Kanal adaları tilkisinin baş avcısı haline gelmişti.
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 28
People don’t have to run marathons to gain the health rewards of physical activity. Most experts agree that any physical activity, even moderate activity, provides health benefits. In fact, people who are extremely inactive can expect to get the greatest health benefits by taking part in regular, moderate-intensity, endurance-type activity. The authors of an extensive study on fitness and mortality concluded that “moderate levels of physical fitness that are attainable by most adults appear to be protective against early mortality”. It makes sense, then, to encourage the least active people to participate in whatever activities they can readily perform since they may benefit most.
ÇEVİRİ PASAJI 28’İN TÜRKÇESİ
İnsanlar fiziksel aktivitenin sağlık kazanımlarına erişmek için maraton koşmak zorunda değildir. Çoğu uzman herhangi bir fiziksel eylemin, hatta orta halli bir hareketin bile, sağlık faydalarını temin edeceğinde hemfikirdirler. İşin aslı, son derece hareketsiz olan insanlar, düzenli orta yoğunlukta dayanıklılık tipi aktiviteler yapmak suretiyle en büyük sağlık faydalarına erişmeyi ümit edebilirler. Spor ve ölüm üzerine yapılan kapsamlı bir çalışmanın yazarları şu sonuca gelmişlerdir: “Çoğu yetişkinin yapabileceği orta seviyelerde fiziksel spor, erken ölüme karşı koruyu gözükmektedir.”
Çevirileri titizlikle yaparak not almış olduğunuz bilinmeyen kelimeleri, kelime defterinize geçiriniz…
ZAFER HOCA YDS ACADEMY ÖZEL ÇEVİRİ GRUBU
PASAJ ÇEVİRİLERİ MODÜLÜ 5 in 1
A+++
20
O zaman, en hareketsiz insanları zorlanmadan yapabilecekleri hangi aktivite olursa olsun buna teşvik etmek, muazzam bir fayda sağlayabileceğinden, gayet akıllıcadır.
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 29
Nigeria is heavily dependent on the export of crude oil to finance industrial development. 90% of Nigeria’s exports by value are crude oil. At current production rates, known reserves are only sufficient until the end of the century. Industrialisation was boosted after I973, following the fourfold increase in oil prices. In the early 1980s prices fell, and Nigeria lost important income. Oil production peaked in 1974 when output reached 112 million tonnes.
ÇEVİRİ PASAJI 29’UN TÜRKÇESİ
Nijerya sanayi kalkınmasını finanse etmek için büyük oranda ham petrol ihracatına bağımlıdır. Nijeryanın ihracatının değer bakımından % 90’ı ham petroldür. Mevcut üretim hızında (gidilirse), bilinen petrol yatakları ancak yüzyılın sonuna kadar yeterli olacaktır. Sanayileşme, petrol fiyatlarının dört kat artmasını takiben, 1973ten sonra artmış idi.1980lerin başında fiyatlar düştü ve Nijerya önemli miktarda gelir kaybetti. Petrol imalatı, 1974’te üretim 112 milyon tona ulaştığında zirve noktasına ulaşmıştı.
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 30
The conventional photography industry is facing difficult times now that digital cameras have come to the fore in all parts of the world. People with digital cameras take more picture than do those with conventional cameras, but make fewer prints. They tend to share pictures over the internet and get any prints they do want from their computers, instead of going to a photography shop for prints. Further, a new threat has now appeared: camera-equipped mobile phones. These could change the nature of photography entirely, because they make the sharing of digital photographs far easier. In all probability they will soon be quite the most popular form of camera.
ÇEVİRİ PASAJI 30’UN TÜRKÇESİ
Alışıldık fotoğraf sanayisi dünyanın her yerinde dijital fotoğraf makineleri öne çıktığı için sıkıntılı zamanlar yaşıyor. Dijital fotoğraf makinesi olan insanlar, tipik fotoğraf makinesi olanlara kıyasla daha çok fotoğraf çekiyorlar, ama daha az çıktı alıyorlar. Onlar bir fotoğrafçı dükkanına gidip resmi bastırmak yerine fotoğrafları internette paylaşmak ve arzu ettikleri herhangi bir çıktıyı bilgisayarlarından alma eğilimindeler. Dahası, yeni bir tehdit baş gösterdi: kameralı cep telefonları. Bunlar fotoğrafçılığın doğasını tamamen değiştirebilir, zira dijital fotoğrafların paylaşımını çok daha kolay hale getirmekteler. Büyük ihtimalle, kısa zaman içinde en tercih edilen fotoğraf makinesi türü olacaklar.
Çevirileri titizlikle yaparak not almış olduğunuz bilinmeyen kelimeleri, kelime defterinize geçiriniz…
ZAFER HOCA YDS ACADEMY ÖZEL ÇEVİRİ GRUBU
PASAJ ÇEVİRİLERİ MODÜLÜ 5 in 1
A+++
21
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 31
Mercury has a number of interesting properties and a variety of industrial uses. It expands at a constant rate through the range of temperatures at which it is a liquid. Because of this property and because it does not cling to glass, mercury is often used in thermometers. At ordinary temperatures it evaporates very slowly and can thus be left in an open container for long periods of time. For this reason it is used in one type of barometer. Mercury is a good electrical conductor and is used in sealed electrical switches. An electric current passing through mercury vapour causes it to give off light; hence, it is used in certain kinds of lamps.
ÇEVİRİ PASAJI 31’İN TÜRKÇESİ
Cıva bir çok ilginç özelliğe ve çeşitli sanayi kullanımlarına sahiptir. Sıvı olarak kaldığı sıcaklık aralığı süresince sabit bir oranda genleşir. Bu özelliğinden dolayı ve cama yapışmadığı için, cıva sık sık termometrelerde kullanılır. Normal sıcaklıklarda çok yavaş buharlaşır ve bu yüzden uzun müddetliğine açık bir kapta bırakılabilir. Bu sebepten bir tür barometrede kullanılır. Cıva iyi bir elektrik iletkenidir ve kapalı/sızdırmaz/contalı elektrik düğmelerinde kullanılır. Cıva buharı içinden geçen bir elektrik akımı onun ışık saçmasına yol açar; bu yüzden; bazı lamba türlerinde kullanılır.
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 32
Protoplasm is the living content of a cell that is surrounded by a plasma membrane. It is a general term for the cytoplasm. Protoplasm is composed of a mixture of small molecules such as ions, amino acids, monosaccharides and water, and macromolecules such as nucleic acids, proteins, lipids and polysaccharides. In eukaryotes the protoplasm surrounding the cell nucleus is known as the cytoplasm and that inside the nucleus as the nucleoplasm. In prokaryotes the material inside the plasma membrane is the bacterial cytoplasm, while in Gram-negative bacteria the region outside the plasma membrane but inside the outer membrane is the periplasm. Protoplasm, which is the fundamental basis of life, is constantly undergoing physical and chemical change. Life, therefore, is the resultant of these constantly occurring changes. There are two great groups into which living things may be classed: plants and animals. Both the plant and the animal kingdoms are very extensive. It is customary, therefore, to regard the science of life under two comprehensive heads, namely, botany which is the study of plants, and zoology which is the study of animals. Both subjects are subdivided into various specialised sections.
Çevirileri titizlikle yaparak not almış olduğunuz bilinmeyen kelimeleri, kelime defterinize geçiriniz…
ZAFER HOCA YDS ACADEMY ÖZEL ÇEVİRİ GRUBU
PASAJ ÇEVİRİLERİ MODÜLÜ 5 in 1
A+++
22
ÇEVİRİ PASAJI 32’NİN TÜRKÇESİ
Protoplazma; hücre membranı ile çevrili bir hücrenin yaşam içeriğidir. Sitoplazma için genel bir terimdir. Protoplazma küçük iyonlar, aminoasitler, monosakkaritler ve su gibi küçük moleküllerden ve ayrıca nükleik asit, protein, lipit ve polisakkarit gibi makromoleküllerin karışımından oluşur.Ökaryotlarda protoplazma; hücre çekirdeğini çevreleyen ve sitoplazma olarak bilinen nükleoplazm olarak çekirdeğin içindedir.
Prokaryotlarda plazma membranı materyali bakteriyel sitoplazma; gram negatif bakteriler bölgenin dışında iken periplazma dış membranın içindedir. Yaşamın temeli olan protoplazma sürekli fiziksel ve kimyasal değişimler geçirmektedir. Bu yüzden yaşam bu devamlı oluşan değişimlerin sonucudur. Canlıların sınıflandırılabileceği iki büyük grup vardır: bitkiler ve hayvanlar. Hem bitkiler hem de hayvanlar alemi çok geniştir. Bu yüzden yaşam bilimini iki kapsamlı başlık altında, yani, bitkilerin incelenmesi (olan) botanic ve hayvanların incelenmesi (olan) zooloji adı altında görmek bir gelenek olmuştur. Her iki konu da çeşitli özel kısımlara ayrılmıştır.
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 33
Those who visit the Mediterranean are invariably impressed with its unity. Everywhere it is the same, for the shades of difference here is less important than the resemblances. Yet this unity is the result of aggressive contrast; sea and mountain, sea and desert, sea and ocean! In these respects the Mediterranean is very different from either central Europe, or high tablelands of Asia, the Syrian and Saharan deserts, or even the Atlantic Ocean.
ÇEVİRİ PASAJI 33’ÜN TÜRKÇESİ
Akdenizi ziyaret edenler her zaman onun bütünlüğünden etkilenirler. O heryerde aynıdır, zira burada ayrımın nüansları benzerliklerden daha az mühimdir. Ama bu birlik dağ ve deniz, deniz ve çöl ve deniz ve okyanus gibi agresif tezatın sonucudur. Bu bakımdan, Akdeniz gerek Orta Avrupa, gerek Asya platoları, gerekse Suriye ve Sahra Çöllerinden veya hatta Atlas Okyanusuundan çok farklıdır.
Çevirileri titizlikle yaparak not almış olduğunuz bilinmeyen kelimeleri, kelime defterinize geçiriniz…
ZAFER HOCA YDS ACADEMY ÖZEL ÇEVİRİ GRUBU
PASAJ ÇEVİRİLERİ MODÜLÜ 5 in 1
A+++
23
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 34
Of all the environmental problems facing us today, global warming is likely to have the most devastating effects. In order to combat these, the emission of harmful gases must be reduced; for this purpose, the rainforests, which absorb carbon dioxide in vast quantities, must be protected. Global warming will place a premium on energy efficiency, for controlling global warming inescapably means reducing the burning of fossil fuels. The two industries that are most obviously going to be affected are the power suppliers and the vehicle manufacturers, but since energy is consumed by almost everything we manufacture, design or do, the effects will be felt everywhere.
ÇEVİRİ PASAJI 34’ÜN TÜRKÇESİ
Bugün karşı karşıya olduğumuz tüm çevre problemleri içerisinde, küresel ısınma muhtemelen en yıkıcı etkilere sahip olacaktır. Bu etkilerle mücadele etmek için, zararlı gazların salımı azaltılmalıdır; bu amaçla, bol miktarlarda karbondioksit emen yağmur ormanlarının korunması gerekir. Küresel ısınma enerji verimliliğine ekstra bir önem kazandıracaktır, çünkü küresel ısınmanın kontrol edilmesi ister istemez fosil yakıtların kullanılmasının azaltılması demektir. En açıkça etkilenecek iki endüstri güç santralleri ve taşıt üreticileri olacaktır, ama enerji neredeyse ürettiğimiz, tasarladığımız veya yaptığımız her şey tarafından tüketildiği için, bu etkiler her yerde hissedilecektir.
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 35
Today, the United States is in the grip of a second Industrial revolution. While the first, stretching from the 1870s to the 1970s, shifted the main sector of the American economy from agriculture to industry, the new revolution is shifting the economy away from traditional “smokestack” manufacturing industries to those based upon information, services and new technologies. It took the country decades to accommodate the cultural and social changes resulting from the first industrial revolution and it would be rashly optimistic to assume that Americans will not face serious stresses in coming to terms with the changes that are transforming the workplace today.
Çevirileri titizlikle yaparak not almış olduğunuz bilinmeyen kelimeleri, kelime defterinize geçiriniz…
ZAFER HOCA YDS ACADEMY ÖZEL ÇEVİRİ GRUBU
PASAJ ÇEVİRİLERİ MODÜLÜ 5 in 1
A+++
24
ÇEVİRİ PASAJI 35’İN TÜRKÇESİ
Bugün Amerika Birleşik Devletleri ikinci bir sanayi devriminin etkisindedir. 1870lerden 1970lere kadar süren ilki, Amerikan ekonomisinin ana sektörünü ziraattan sanayiye değiştirmiş iken, (bu) yeni devrim ekonomiyi geleneksel “bacalı” üretim sanayiden uzaklaştırıp, bilgi, hizmet ve yeni teknolojilere dayanan sanayiye dönüştürüyor. İlk sanayi devriminden kaynaklanan kültürel ve sosyal değişimlere uyum sağlaması ülkenin onlarca yılını almıştı ve Amerikalıların bugün işyerlerini başka bir şekle dönüştüren değişimlerle uzlaşmada ciddi sıkıntılarla karşılaşmayacaklarını varsaymak fazlaca iyimser olur.
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 36
A great many books have been written on computers, computer programming languages, particularly Fortran. To produce another book on Fortran, even the newest Fortran IV, probably seems unreasonable to most, and it is with mild trepidation that, I, the author, embark on this project. However, several good reasons can be stated for doing just that. Most computer professionals will agree that the field of computer and information science has quickly become a valid discipline for academia and that rapid changes are occurring in computer programming languages. Both of these facts demand that a new direction be taken in presenting the subject.
ÇEVİRİ PASAJI 36’NIN TÜRKÇESİ
Bilgisayarlara, bilgisayar programa dillerine, ve özellikle Fortran’a dair şimdiye kadar bir sürü kitap yazıldı. Fortran hakkında bir başka kitap üretmek, en yenisi olan Fortran IV bile olsa, muhtemelen çoğu kişiye mantıksız gözükecektir, ve ben, (yani) yazar, bu projeye biraz tereddütle başladım. Ama, işte bunu yapmak için bir kaç iyi sebep söylenebilir. Çoğu bilgisayar uzmanı kabul edecektir ki bilgisayar ve bilişim bilimi alanı akademik çevre için hızla bir disiplin haline gelmiştir ve bilgisayar programlama dillerinde hızlı değişimler gerçekleşmektedir. Bu iki gerçek de konunun sunumunda yeni bir yönün takip edilmesini gerektirmektedir.
Çevirileri titizlikle yaparak not almış olduğunuz bilinmeyen kelimeleri, kelime defterinize geçiriniz…
ZAFER HOCA YDS ACADEMY ÖZEL ÇEVİRİ GRUBU
PASAJ ÇEVİRİLERİ MODÜLÜ 5 in 1
A+++
25
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 37
The shopping centre emerged in the early 1900s in the suburbs that encircled American cities. Suburbs of that time tended to be chiefly residential and to depend on the traditional city centres for shopping. The first suburban commercial centres had three identifiable features; they consisted of a number of stores built and leased by a single developer; they were usually situated at an important intersection, and they provided plenty of free, off-street parking. These “shopping villages” resembled small-town shopping districts, both in their architecture, which was carefully traditional, and in their layout, which integrated them into the surrounding neighbourhood. The stores faced the street, and the parking lots were usually in the rear.
ÇEVİRİ PASAJI 37’NİN TÜRKÇESİ
Alışveriş merkezleri 1900’lerin başlarında Amerikan şehirlerini çevreleyen kenar mahallelerde ortaya çıkmıştı. O zamanın kenar mahalleleri daha çok konut için olma eğilimindeydi ve alışveriş için geleneksel şehir merkezlerine/çarşıya bağımlıydılar. İlk alışveriş merkezleri üç ayırt edilebilir özelliğe sahipti: Tek bir girişimci tarafından yapılan ve kiraya verilen bir sürü mağaza içeriyorlardı, genellikle önemli bir kavşakta bulunmaktaydılar ve bol miktarda ücretsiz ve cadde üzeri olmayan oto-park sağlamaktaydılar. Bu “alışveriş köyleri” kasaba alışveriş mıntıkalarını andırıyordu; hem son derece geleneksel olan mimarileri hem de kendilerini çevreleyen mahalleyle uyum içindeki genel planları itibariyle. Mağazalar caddeye bakardı, ve park alanları genellikle arkadaydı.
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 38
Certain features of the motorway undoubtedly ease the strain of driving. Gradients and bends are so controlled as to obviate the necessity of sharp braking, and the absence of traffic approaching from the other direction removes one of the commonest sources of accidents. Many dangers remain, however, made more terrible by the high speeds of vehicles. A collision at seventy miles an hour is almost inevitably appalling in its results. A mechanical defect in the car or a puncture can lead to loss of control and catastrophe. The car should be completely roadworthy and tyre pressures and treads need to be checked at regular intervals.
Çevirileri titizlikle yaparak not almış olduğunuz bilinmeyen kelimeleri, kelime defterinize geçiriniz…
ZAFER HOCA YDS ACADEMY ÖZEL ÇEVİRİ GRUBU
PASAJ ÇEVİRİLERİ MODÜLÜ 5 in 1
A+++
26
ÇEVİRİ PASAJI 38’İN TÜRKÇESİ
Otobanın bazı özellikleri araba sürme zahmetini şüphesiz azaltıyor. Rampa ve virajlar ani fren ihtiyacını önleyecek şekilde özel olarak yapılmışlardır ve diğer yönden yaklaşan trafiğin olmaması kazaların en yaygın sebeplerinden birini ortadan kaldırmaktadır. Ama pek çok tehlike hala sürmektedir (ve bunlar) araçların yüksek hızları sayesinde daha da korkunç hale gelmişlerdir. Saatte yetmiş mil hızdaki bir kaza, sonuçları bakımından neredeyse kaçınılmaz olarak ürkünçtür. Arabada bir mekanik arıza veya lastik patlaması kontrol kaybına ve felakete yol açabilmektedir. Araba yola uygun olmalıdır ve lastik havaları ve lastik dişleri düzenli aralıklarla muayene edilmelidir.
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 39
If the key to good nutrition is consuming a variety of foods, then vegetables can truly stand as the cornerstone of a health diet. Of all foods, they offer the most diversity. There are literally hundreds of varieties available to us, and because of careful plant breeding, today’s vegetable harvest is continually being expanded and improved. In addition, vegetables are replete with nutrients. They supply nearly all of the vitamins and minerals required for good health, many of them – especially starchy vegetables like potatoes and winter squash -contain complex carbohydrates, which furnish us with energy. Most also provide dietary fiber, and a few, such as lima beans and potatoes, can contribute significantly to our protein intake. At the same time, vegetables contain no cholesterol, have little or no fat, and are low in calories. In nutritional parlance, vegetables are “nutrient dense” – that is, their store of nutrients is relatively high for the number of calories they supply.
ÇEVİRİ PASAJI 39’UN TÜRKÇESİ
Eğer iyi beslenmenin sırrı çeşitli yiyecekler tüketmek ise, o zaman sebzeler sağlıklı bir beslenmenin gerçekten köşe taşı olarak durmaktadırlar. Tüm yiyecekler içinde, en çok çeşitliliği onlar sunar. Elimizin altında gerçekten de yüzlerce çeşidi vardır ve dikkatli bitki ıslahı sayesinde, günümüz sebze hasadı devamlı büyüyor ve gelişiyor. Ayrıca, sebzeler besinlerle doludurlar. İyi sağlık için gerekli vitamin ve minerallerin neredeyse tamamını sağlarlar; bunların çoğu -özellikle patates ve kış kabağı gibi nişastalı olanlar- bizi enerjiyle donatan kompleks karbonhidratlar içerirler. Çoğu aynı zamanda besinsel lif sağlarlar, ve bir kısmı, örneğin lima bezelyesi veya patates, protein alımımıza önemli katkılar sağlayabilirler. Aynı zamanda sebzeler hiç kolesterol içermezler, çok az yağ içerirler veya hiç yağ içermezler ve kalorice düşüktürler. Besincilerin deyişiyle sebzeler “besin yoğun”durlar – yani besin depoları sağladıkları kalori miktarına göre nispeten yüksektir.
Çevirileri titizlikle yaparak not almış olduğunuz bilinmeyen kelimeleri, kelime defterinize geçiriniz…
ZAFER HOCA YDS ACADEMY ÖZEL ÇEVİRİ GRUBU
PASAJ ÇEVİRİLERİ MODÜLÜ 5 in 1
A+++
27
İNGİLİZCE ÇEVİRİ PASAJI 40
The Antarctic is the most remote continent in the world and the last to be discovered, but nevertheless constitutes about one tenth of the world’s land surface. So far it has escaped the worst of man’s destructive ingenuity but today it is threatened by man’s insatiable appetite for natural resources, and seems to be in danger of losing its pristine environment which serves as the perfect natural laboratory for scientists to pursue knowledge for its own sake.
ÇEVİRİ PASAJI 40’IN TÜRKÇESİ
Antarktika dünyadaki en uzak ve en son keşfedilen kıtadır, ama yine de dünya kara yüzeylerinin onda birini teşkil eder. Şimdiye kadar insanoğlunun yıkıcı zekâsının/maharetinin en kötüsünden kaçmıştır, ama bugün insanlığın doğal kaynaklara karşı doymak bilmez iştahı tarafından tehdit edilmektedir, ve sırf bilgi hatırına bilgi peşinde koşan bilim adamları için mükemmel laboratuar olarak hizmet eden bakir çevresini yitirme tehlikesinde gözükmektedir/olabilir.

İNGİLİZCE TÜRKÇE Diyaloglar – The art exhibition – Sanat sergisi

George:
This is it- The New Wave Art Gallery, shall we go in? There’s an exhibition of some paintings by that new painter Dorian Scribble that I’d like to see.

George:
İşte burası. Yeni Akım Sanat Galerisi. İçeri girecek miyiz? Burada yeni ressam Dorian Scribble’ın görmek istediğim bazı resimlerinin sergisi var.

Mildred:
O.K. dear, let’s go and see the exhibiton then- I love paintings.

[ads]

Mildred:
Tamam sevgilim. O halde gel gidip sergiyi görelim. Resimleri severim.

George:
Two please, thank you very much. And could I have a brochure as well? Thank you. Right dear, this way.

George:
İki tane lütfen, teşekkür ederim ve bir tane de broşür alabilir miyim? Teşekkür ederim. Tamam sevgilim buradan.

Mildred:
Is that a painting? It looks like somebody has thrown some spaghetti on the wall and then put a frame around it!

Mildred:
O, resim mi? Sanki birisi duvara spagetti atmış ve onu çerçevelemiş gibi gözüküyor.

George:
Don’t be silly, darling! That’s called abstract art. It’s not meant to show anything!

George:
Saçmalama sevgilim! Bu soyut resim diye adlandırılır ve hiçbir şey göstermesi beklenemez

Mildred:
But our son Tony could paint like that and he’s only two years old! That’s not art!

Mildred:
Fakat oğlumuz Tony bunu çizebilirdi ve o, henüz iki yaşında! Bu sanat değil!

George:
Oh, I like it. I mean you have to understand the deep powerful hidden meanings that the artist was trying to show.

George:
Oh, ondan hoşlandım. Bu, ressamın göstermeye çalıştığı derin kuvvetli ve gizli manaları anlaman gerekli diyorum.

Mildred:
The only meaning I can get from that painting is that either the artist has been violently sick on the wall or has had an argument with a can of spaghetti!

Mildred:
Bundan çıkardığım tek anlam, ya bu ressam duvara çok fena kızmış ya da bir kutu spagetti ile savaş yapmış!

George:
Now! Now! Don’t be like that! Look at this painting here. Can’t you understand what the artist was trying to say in this painting? It’s so powerful and moving.

George:
Şimdi! Şimdi! Böyle yapma! Buradaki bu resme bak. Bu resimde ressamın ne söylemeye çalıştığını anlamıyor musun? Ne kadar güçlü ve haraketli.

Mildred:
It just looks like there has been an explosion in a paint factory. It makes me feel sick!

Mildred:
Sadece boya fabrikasında patlama olmuş gibi gözüküyor. Midemi bulandırdı!

George:
What about this painting then? Now you can’t complain about this one, it’s perfect, there’s no mess, no mistakes. The quality of the light and depth is perfection.

George:
Peki bu resim hakkında ne düşünüyorsun? Şimdi bunun için bir şey söyleyemezsin. Harika, hata ve karışıklık yok. Işığın ve derinliğin (perspektifin) kalitesi harika.

Mildred:
That’s not a painting, it’s a window.

Mildred:
O bir resim değil, pencere.

George:
Oh, yes of course. I wondered why the trees were moving!

George:
Oh tabii. Ben de ağaçlar neden kıpırdıyor diye merak ediyordum!

Mildred:
What about this George? What’s it called?

Mildred:
Ya bu George? Bunun ismi ne?

George:
I’ll look in the brochure. Ah, here it is. Number 10. It’s called “ A wall of a room after a bomb has exploded.”

George:
Broşüre bakacağım. Ah burada. 10 numara. İsmi, bomba atıldıktan sonraki duvar.

Mildred:
That’s exactly what it is! He didn’t paint that picture. He exploded a bomb in a small room and took a piece of the wall, put it in an art gallery and calls it art!

Mildred:
Gerçekten tam ismi gibi! Bu resmi çizmemiş, küçük bir duvara bomba atmış ve duvardan bir parça almış ve onu sanat galerisine koymuş ve sanat diye isimlendiriliyor!

George:
Oh, don’t be so difficult, Mildred! This is the future of art. It’s a new direction of creativity. Using a paintbrush isn’t the only way to paint a picture.

George:
Zorluk çıkartma Mildred! Bu sanatın geleceği, yaratıcılığın yeni yönü. Fırça kullanmak resim yapmanın tek yolu değildir.

Mildred:
So, it would seem! And what is that over there?

Mildred:
Öyle görünüyor! Oradaki nedir?

George:
It’s a pile of bricks dear!

George:
Bir yığın tuğla sevgilim!

Mildred:
I know it’s a pile of bricks, but what is supposed to be?

Mildred:
Bir yığın tuğla olduğunu biliyorum, fakat ne anlama geliyor?

George:
Wait a minute, no, that’s not in the brochure. Oh, look over there. Some workmen are repairing the wall!

George:
Bir dakika bekle. Broşürde yok. Oh, oraya bak. Birkaç işçi duvarı onarıyorlar.

Mildred:
You could have fooled me. I thought they were part of the show. Living art I mean how can you tell the difference between what is art and what isn’t?

Mildred:
Beni aptal yaptın. Onların da yaşayan sanat gösterisinin bir parçası olduğunu zannettim. Ne sanattır, ne değildir, farkını nasıl söyleyebilirsin?

George:
That’s just it! You can’t!

George:
İşte problem bu! Söyleyemezsin.

Mildred:
In that case why have art exhibitions at all?

Mildred:
Peki bu durumda neden sanat sergileri oluyor?

George:
To show people that art is just an idea invented by people and that everything, a pile of bricks, an explosion in a paint factory, is art in it’s own way.

George:
İnsanlara sanatın kişi tarafından bulunan bir fikir olduğunu ve her şeyin, örneğin bir tuğla yığınının, boya fabrikasındaki bir patlamanın kendi çapında bir sanat olduğunu göstermek için.

Mildred:
What about the great painters like Michelangelo and Leonardo then?

Mildred:
Öyleyse Michelangelo ve Leonardo gibi büyük ressamlardan ne haber?

George:
Of course they were good, but art has to always go in new directions. It can’t always stay the same.

George:
Tabii, onlar çok iyiydi, fakat sanat yeni yönelimlere doğru gitmek zorundadır. Sürekli olduğu gibi kalamaz.

Mildred:
It seems to have got much worse then!

Mildred:
Daha da kötüleşecek gibi gözüküyor öyleyse!

George:
Look, I’ll tell you a story. One day in Paris, there was a conference of famous art critics, painters and historians. They were shown some paintings.

George:
Bak, sana bir hikaye anlatacağım. Bir gün Paris’te ünlü sanat eleştirmenlerinin, ressamların ve tarihçilerin katıldığı bir konferans vardı. Bazı resimler onlara gösterildi.

Mildred:
Were they like these ones by any chance?

Mildred:
Şans eseri onlar da, bunlar gibi miydi?

George:
Funny, you should ask. Yes, they were in the same style.

George:
Sorman garip. Evet aynı stildeydiler.

Mildred:
I see. Go on.

Mildred:
Evet anlıyorum. Devam et.

George:
Well, the organiser of the exhibition asked the painters what they thought about the paintings.

George:
Serginin organizatörü ressamlardan resimler hakkında ne düşündüklerini sordu.

Mildred:
What did they say?

Mildred:
Onlar ne söyledi?

George:
Oh, that they were wonderfully beautiful and full of the deepest and highest emotions that a human being could possess.

George:
Oh, onlar harika ve güzel olduklarını ve insanın verebileceği, en yüksek ve en derin duygularla dolu olduklarını söylediler.

Mildred:
Yes, yes, I see so what?

Mildred:
Evet, evet, anlıyorum, sonra?

George:
Well, the director of the exhibition then said: Would you gentlemen now like to meet the painter?

George:
Serginin müdürü, bu ressamla tanışmak isteyip istemediklerini sordu.

Mildred:
And they said: ‘Yes’ I suppose.

Mildred:
Zannediyorum onlar da “evet” demiştir.

George:
Yes, and do you know who painter was?

George:
Evet, ressamın kim olduğunu biliyor musun?

Mildred:
No, tell me.

Mildred:
Hayır, söyle bana.

George:
It was a monkey called Dorian Scribble, who’d been locked in a room and given pots of paint to play with.

George:
O, bir odaya kilitlenmiş ve kendisine oynamak için boya kutuları verilmiş Dorian Scribble isminde bir maymundu.

Mildred:
And those paintings were the result. Of course, of course, I see, I see and we’re looking at the same paintings now!

Mildred:
Ve bu resimler de sonucu. Tabii, tabii, şimdi anlıyorum, aynı resimlere bakıyoruz!

George:
My God you’re right! I want my money back. We’ve been tricked!

George:
Tanrım haklısın! Paramı geri istiyorum! Aldatıldık!

Mildred:
Let’s go and see the manager immediately. This exhibition is a trick and a disgrace!

Mildred:
Derhal gidip müdürü görelim. Bu sergi aldatmaca ve yüz karası!

Read more: http://www.limasollunaci.com/ingilizce/ingilizce-hikayeler/sanat-sergisi/#ixzz3XGxMO7T4

İNGİLİZCE TÜRKÇE HİKAYELER – Kasabadaki En Güzel Kız – Best Looking Girl in Town – 1

ingilizce türkçe hikaye Best Looking Girl in Town

Thyra Samter Winslow

From the time she was thirteen Rilla Mabry had been ashamed of her appearance. It was then that she started growing taller than the other girls. She was also awkward as well as tall and she was too thin.
İNGİLİZCE TÜRKÇE HİKAYELER – Kasabadaki En Güzel Kız – Best Looking Girl in Town – 1 yazısına devam et